logo


Geleneksel sanat müziğimizin olanaklarına önem veren Tura, bu alandaki müzik bilim çalışmalarının yanı sıra, çağdaş bir anlayışla, yarattığı yapıtlarında geleneksel verileri ustalıkla değerlendirmiştir.

Küçük yaşta keman ve piyano dersleri almaya başlayan Yalçın Tura, Galatasaray Lisesi’nde öğrenim yaptığı yıllarda, Seyfettin Asal ile keman, daha sonra Demirhan Altuğ ve Cemal Reşit Rey ile teori ve armoni çalışmış, 1954 yılında liseyi bitirince müzik öğrenimini sürdürmüş ve aynı zamanda İstanbul Üniversitesi felsefe bölümünü tamamlamıştır. 1955 yılından başlayarak 1970’li yılların sonlarına değin, profesyonel bir besteci olarak, 50’yi aşkın film ve televizyon müziği, 10 dolayında tiyatro müziği yazan Tura, SACEM’in Türkiye icra kurulunda da yer almıştır.

İstanbul Teknik Üniversitesi’ne bağlı Devlet Türk Müziği Konservatuarında öğretim üyeliği ve müzikoloji bölümü başkanlığı yapmıştır.

Yalçın Tura’nın 1980’e değin yazdığı yapıtlar ağarlıklı olarak sahne ve film müzikleri olduğu için, “konuya ilişkin müzik”lerini çeşitli tekniklerden yararlanarak kurgulamıştır. Bu dönemde kullandığı teknikler arasında Türk makamları, tonal armoni, caz armonisi ve bir ölçüde popüler yaklaşımın bulunduğu söylenebilir. Ürettiği müziğin amaçlarını kendisi şöyle özetlemiştir: “Kişisel bir ezgi çizgisi ve onun yapısının gerektirdiği rafine bir armoni; ele alınan materyalin çeşitli yönlerinin işlendiği karmaşık bir kontrpuan; canlı ritmik yapı ve renkli orkestrasyon&8230;”.