Halk müziði, halk eðitiminin en güçlü araç ve yardýmcýlarýndan biridir. Bütün Dünya bugün kendi halk müziðine çok deðer vermektedir. Çünkü eðitim ondan büyük ölçüde yararlanmaktadýr. Bu yüzdendir ki halk ezgilerinin eðitsel, estetik yönden kontrolden geçirilmesi mutlaka gereklidir.
�Türk� ü seven türkü söyler � deðerli hocamýz Muzaffer sarýsözen�in bu sözleriyle baþlamak isterim nedir peki türkü? Türkülerimiz gerek ezgileri,gerekse sözleriyle milli kültürümüzün özünü teþkil eden halk kültürümüzü ( folklorumuz ) en zengin, sanat yönünden de en seviyeli ürünleridir.Milletimiz ; acýlarýný sevinçlerini,kahramanlýðýný sevgisini nefretini hoþgörüsünü türkülere dökmüþtür.Çeþme baþýnda su dolduran sevgiliye mani atmýþ,
çöðür þairlerinin saz þairlerinin deyiþleriyle coþmuþ, bir bozlakta gurbet acýsýný yaþamýþ ve tüm bu yaþadýklarýný türkülerde dile getirmiþtir.
Aþýk Veysel�in deyiþiyle � Türk�üz türkü çýðýrýrýz�. Türkülerde milletimizin tarihini, kültürünü, bütün yönleriyle bulmak mümkündür.Vatan sevgisini millet ordu sevgisini, anne baba evlat sevgisini türkülerimiz vasýtasýyla gönlümüze dolar.( Turhan,S. Dökmetaþ.K. Çelik,L 1996:s: sunuþ )
Türküler genellikle bir olay ya da bir duygulanma sonucunda ortaya çýkmaktadýr.Bu duygulanmalar gerçek olabileceði gibi sýlaya özlem duygusuda olabilmektedir.Kimi mezhep ve tarikat, gelenek ve törenler için çeþitli adlar alan türkülerde vardýr.
Önceleri kiþi yaratmalarýyla ortaya çýkan türküler, anonimlik sürecini tamamladýktan sonra toplumun malý olurlar.Ýlk yaratýcý kiþinin malý iken duygu ve düþünce yönünden halký ilgilendirirse, o zaman aðýzdan aðýza dolaþmaya baþlar.
Türküler yaþanýlan olaylara, olaylarýn geçtiði coðrafi bölgeye ve konularýna göre deðiþiklikler göstermektedir.Bu deðiþiklikler bölgeden bölgeye, þehirden þehire, hatta ilçeden ilçeye bile görülmektedir. Görülen bu deðiþim türkülerin ritmlerinde, usullerinde, ses geniþliklerinde, ezgi yapýlarýnda, konularýnda ve yörelere göre deðiþen aðýz yapýlarýnda görülmektedir.� Tavýr � dediðimiz bu farklý anlatým tarzý halk müziðimizin ne kadar zengin olduðunu göstermektedir.
Genellikle � uzun hava � ve � kýrýk hava� formunda yakýlmýþ olan türkülerimizin bir bölümü ise, her iki özelliðide göstermektedir. Bunlar: ya belirli bir ölçü, ritm ve ezgi yapýsý içersinde belirli kurallara göre seyreden � kýrýk hava � veya belirli bir ölçüsü ve ritmi olmayan fakat belirli bir ezgi yapýsý içerisinde kurallara göre seyreden � uzun hava � formundadýr.
Biçim ve konu bakýmýndan türkülerin geliþmesinde saz þairlerininde katkýlarý olmuþtur. Daha önceleri sekiz heceli semailer biçiminde okunan türküler, Karacaoðlan, Aþýk Ömer, Gevheri, Aþýk Kerem, Aþýk Veysel, Aþýk Sümmani, Aþýk Davut Sulari gibi ünlü saz þairlerince geniþ bir biçimde ele alýnarak iþlenmiþtir.
Türkülerimiz ana sütü gibi saf ve temizdir. Yakýlan türküler de halkýmýz dertlerini bazen canlýlarý bazende gerçekte olmayan fakat olduðunu var saydýðý varlýklarý sembol olarak kullanmýþ ve bu varlýklarý dolaylý yollardan anlatmýþtýr.Çoðu zamanda dertlerini gökte uçan kuþa anlatmýþ, onlara umut baðlamýþ, onlardan vefa beklemiþ, sýlaya haberleri onlarla göndermiþtir.
Halk kültürümüzün önemli yapý taþlarýndan birisi olan � halk türkülerimiz � bu yönüyle yoðun bir duygu birikimine sahiptir.
Türkülerimizin icrasý sýrasýnda kullanýlan halk sazlarýmýzda oldukça zengin ve çeþitlidir. Zaten ülke müziðinin karakteristiðini meydana getiren unsurlarýn baþýnda o ülke müziðinin ses sistemi sonrada çalgýlarý gelir.
Türk orgonolojisi ( müzik enstrüman bilim ) sahasýnda bugüne kadar yapýlan ilmi araþtýrmalar yeterli deðildir. Geçmiþte Türk Halk Müziðinin icrasýnda kullanýlan çalgýlarýn çoðu, günümüzde çeþitli sebeplerden dolayý kaybolmuþtur.
Halk müziðimizin en önemli özelliklerinden biri de yaþadýðýmýz toplumun geçmiþi,
Geçmiþteki yaþantýsý, zevki, eðlencesi, geleneði, göreneði ve baþýndan
geçen olaylarý, belirtmesidir.Bu açýdan türküler, sosyal ve tarihsel
önem de taþýmaktadýrlar.
Yaþantýlar
sonucu yakýlan bir türkü dilden dile, telden tele, ustadan çýraða,
babadan oðula aktarýlarak, toplumun zevk, düþünce, anlayýþ, algýlayýþ
ve duygu süzgecinden geçmiþ ve geçmiþin kültürünü geleceðe aktarmada
önemli bir araç olmuþtur.
Günümüzde teknolojinin, iletiþim
araçlarýnýn hýzla geliþmesi, halk müziði konusunda yapýlan çalýþmalarýn
ve yayýmlarýn daha çok ve daha bilimsel olmasý gerekmektedir.
Geçmiþin kültürü nasýl müzik yoluyla bize bugün aktarýldý ise bugünün müzik kültürünüde yarýna aktarmak bize düþmektedir. ( Çakýr,A . Yükrük,S . Öcal, M. Ozanoðlu,T . Aydaþ,E 1996: s: 2 )
Karadeniz türküleri tümüyle halk müziðinin özelliklerini gösteren bu türün en belirgin özelliði, oyuna eþlik amacýyla üretilmiþ olmalarýdýr.Türü belirleyen en önemli öðe, 7/16, 7/8, 5/8� lik düzümlerin kullanýlmýþ olmasýdýr. Bunun yanýnda karadeniz kemençesi ve tulum zurna bu türü belirleyen çalgýsal öðelerdir. Seslendirme sýrasýnda kullanýlan aðýz ve özellikle baðlama türü çalgýlarla oluþturulan karadeniz tezenesi� de denilen tavýr, türü oluþturan diðer öðelerdir.
Karadeniz halk müziðinin en önemli 2 çalgýsý kemençe ve tulumdur.
TULUM: Üflemeli sazlar grubundandýr.Çoðunlukla Doðu karadeniz de ( Rize, Artvin, Bayburt, Gümüþhane ) ve Trakya Bölgesi� nde kullanýlan çift sesli bir halk çalgýsýdýr.Tulum horonlarýn vazgeçilmez halk çalgýsýdýr. Tokum tulum, zurna diyede bilinir. Tulum oðlak derisinden yapýlýr.Kollarýndan birine çok 5 delikli çifte takýlýr. Derinin ayak tarafýda tahta boru ile kapatýlýr ki buna lülük adý verilir. Sanatçý buradan tulumun içine hava depo eder.Tuluma rapdedilen çiftenin her iki kamýþýnda da 5� er delik vardýr. Bunlar ayný ses ( ünisondur), ancak tulum çalmaya baþladýðýnda çift sesli bir müzik duyulur.ön ayaða beþ perdeli kamýþ eklenir, arka ayak kýsmýna ise sipsi adý verilen aðýzlýk takýlýr.Melodi sipsi kýsmýnda çalýnýr. Böylece uyumlu bir ezgi ortaya çýkar.
KEMENÇE: Doðu karadeniz
bölgesinin yaygýn sazýdýr. Genellikle tek olarak çalýnýr. Ritmi
kemençeyi çalan kiþi, yayý ile tutar. Elde çalýndýðý için ayrý bir
kabiliyet ister.
Ayný anda çift ses çýkaran özelliði vardýr. Üç telli olup þu kýsýmlarda meydana gelmiþtir:
a) Sap
b) Gövde
c) Eþik
Yay ile çalýnýr, yörede çalgýlarýn çoðu, ezgiye sözleri ile katýlýr.Mani tarzýndaki türküler ve atma türküler bitmek bilmez. Ayný ezgi ile pek çok maniler söylenir. Yörede hiciv sanatý çok yaygýndýr.( Ay, G 1999: s: 147-148 )
Deniz, hamsi, ve mýsýr ekmeði Karadeniz Bölgesi� ni sembolize ederler. Buna kemençeyi de ekleyebiliriz.Trabzonda baðlama da yaygýndýr.Aþýk havalarý, Emrah, Kerem, Sümmani, Aþýk Ömer� den deyiþler, uzun havalar, Karþýlýklý deyiþ söyleme gelenekleri vardýr. Yönin � atma türküleri �, dörtlüklerden kurulu atma türküleri, dörtlüklerle baþlayýp ikililerle süren atma türküleri, üçlüklerden kurulu atma türküleri, ikiliklerden kurulu atma türküleri olmak üzere dörde ayrýlmaktadýr.Kadýn horonlarýnda def, fincan, erkek oyunlarýnda ise davul, zil, zurna çalýndýðý görülmektedir.Kadýn horonlarý erkek horonlarý kadar hýzlý deðildir.
Giresun�
un halk çalgýlarý, kemençe, davul, zurnadýr. � Giresun Karþýlamasý� ve
�Metelik�, yörede yaygýn olarak oynanan iki oyundur. Yörede �tamzara�
bir uzun hava türüdür.Ýç kýsýmlarda horondan halaya doðru geçilmektedir.
�Halay, kafkas,horon� tütü oyunlarýn görüldüðü Ordu� da �Ordu Karþýlamasý�
�Metelik� karakteristik iki oyundur.Bazý köylerde oyunlar karýþýk
olarak oynanmaktadýr.Yöre çalgýlarý davul, zurna, kemençe ve
kavaldýr.yrýlýk ve hasret türkülerinede rastlanmaktadýr.Özellikle
fýndýk toplama zamanlarýnda söylenen manili türküler, yöre müziðine
ayrý bir güzellik vermektedir.
Rize� de manili söylenen türkülere � Karþýlama türküleri, atma
türküler, karþýberi, türkü, kesme türkü� denmektedir. Kemençenin
yanýnda tulum da kullanýlýr. Horonlar kadýn erkek ayrý oynanmaktadýr.
Horon ve bar türü oyunlarýn görüldüð Artvin�de tulum kullanýlýr.
Oyunlarýn bir kýsmý türkülüdür.Erkek oyunlarý canlý ve hareketlidir.
Oyunlara davul, zurna, garmon, mey, çerkez mýzýkasý, akordeon eþlik
eder.Uzun havalara pek rastlanmaz.
Samsun� da � karþýlama, halay, horon� türü oyunlar görülür. Gümüþhane� de ise � bar, ve horon � türü oyunlar görülmektedir. � Mehmet Turan barý, Sarýkýz, Köstek, Sarhoþ Barý� tanýnmýþlarýdýr. Erkek ve kadýn barlarýda vardýr. Arlarý Erzurum barlarýna göre daha hareketli ve yumuþaktýr. Oyunlarda el çýrpmak, oyuna çoþkunluk vermek içindir.Yörenin � Þiran Semahý� ünlüdür.( Ay, G 1999: s:171- 172 )
POP NEDÝR?
Masada üretilir, her yerde tüketilir,Adamý zenginde eder,
rezilde...Ayaða düþürür, bugün gelir yarýn kaçar, bazen ilelebet
payidar kalacaðý tutar.
Pop bunlarýn hepsi birden belki.Pop genellikle masada üretilir. Ama 5.
senfoni de bir ara pop olmuþtu.Reha muhtar, jenerik müziði yaptýðýndan
beri Carmina Burana da pop.
TERÝM OLARAK POP
Pop, popülerin kýsaltýlmýþý olduðu için bir çok zaman bu iki terim ayný
þeyi anlatýr.Ancak pop daha çok, daha hesaplý kitaplý ve gençleri
hedefleyen bir müzik türü için kullanýlýr.Popüler müziðin ise sýnýrlarý
daha geniþ ve muðlaktýr.Bu yüzden bugünkü karadeniz müziðindeki
deðiþime karadeniz pop müziði demek sanýrým daha doðru olur.
1950� lerde özellikle gençleri hedefleyen bir müzikler dizisini
anlatmak için popüler müzik teriminden kýsaltýlarak pop müzik þeklinde
ABD� de müzik literatürüne girmiþtir.Pop, daha sonra kýsa zamanda bir �
market � olarak özel bir kimlik kazanýr.Teen ager� lar baþta olmak
üzere gençlere yönelen bu market, gençleri duygusallýk, dans, çoþku
gibi unsurlarý gözardý etmeyerek � kafalamayý � kendine görev
edinmiþtir.
Pop müzik, bütün popüler müziklerden yararlanýlarak oluþturulmuþ bir
türdür.Karadeniz pop müziðinde de Karadeniz halk müziðinden
yararlanýlmaktadýr.
Pop müzik için popüler müzik içerisinde; dansa gençlere, kolay
anlaþýlýr ve basit olmaya, gelip geçmeye uygun bir alt tür olduðu
söylenebilir.( Solmaz, M 1996: s: 9- 10 )
Ýngiliz teorist Raymond Williams 2 sayfa kitabýnda sadece bu popüler
kelimesinin anlamýna yer vermiþtir. 15. yy.� Da ingiliz kanunlarý ve
politikasýnda bu kelimenin ilk olarak kullanýldýðýný ortaya
çýkarmýþtýr. Bir kaç yüzyýl popüler kelimesi negatif anlamda bir terim
olarak kullanýldý.� Adi, kaba, terbiyesiz � gibi anlamlarda
kullanýldý.18. yy � da kullaným yaygýnlaþmaya baþladý. 19 yy � da ise
pozitif bir anlam kazandý, aydýnlanma zamanýndan bu yana dürüstlük ve
güzellik olarak kullanýldý.Günümüzde ise kelime anlamý olarak daha çok
yýðýn olarak tanýmlanýr. (tüketilmeye hazýr yýðýn ürünler anlamýnda
kullanýlýr.)
Popüler kelimesi ( oxford sözlüðüne göre ) ilk olarak 1573� de geçmiþtir.
Burada da popülerin anlamý o dönemde � anlama, tad yada sýradan insanlar vasýtasýyla � anlamýna gelir.
Popüler kelimesi müzikte ilk olarak 19. yy.�da kolay anlaþýlýr müzikler için kullanýlmýþtýr.
Sonradan
30� lu yýllara kadar müzikte pek kullanýlmayan bu terim o gün bu gündür
neyi anlattýðý anlattýðý tam belirlenmiþ olmaksýzýn kullanýlmaktadýr.
Baþlangýçta popüler müzik, klasik müzik kitaplarýna giremeyen her türlü
müzik için kullanýlýrken her türlü müzik için kullanýlýrken bugün iþler
karýþmýþtýr. Popüler müzik baþlýðý bu tarhten sonra; blues, caz, rock,
balad opera, brass band, kabare, country, dans müziði, folk,
gaspel,müzikaller, ragtime, skiffle, spritualler, swing gibi halka
malolabilmiþ herþeyi içerir.
Türkçeye pop kelimesini, daha doðrusu � Türk popu � teriminin
yerleþmesi ise yirmi yýldan kýsa bir zamana denk düþüyor.
KARADENÝZ POPU BÝR TÜKETÝM KÜLTÜRÜDÜR.
Pop müzik, pazarlanabilir unsurlarla, yani metalarla uðraþan bir
popüler kültür ürünü, tüketim kültürüdür.Pop müziðin her þeyden önce
bir tüketim toplumuna ihtiyacý vardýr.Oysa Türkiye�de 80� lerin
ortalarýna kadar cam silinen su saklanýp yer siliniyor, sonra da onunla
yerler siliniyordu.Bugün ise � atmak � neredeyse Batý�daki kadar
kolaylaþmýþtýr.
Türkiye�nin bir tüketim toplumu olabilmesi için baþlatýlan sistemli
operasyonu Özal yönetti. 80� lerde Özalla birlikte toplumu bir tüketim
histerisi aldý( Solmaz, M 1996: s:12 ) Bu durum bütün sektörlere
yansýdýðý gibi müzik endüstrisinede yansýdý.Dolayýsýyla çabuk tüketim
ve kolay anlaþýlýr müzik tarzý pop tan karadeniz müziðide payýný aldý.
Eðlence sektörünün en önemli bölümlerinden birisi pop müziktir.
Karadeniz müziðinde yapýlan bu deðiþiklikte her popüler müzik tarzýnda
olduðu gibi bir çok kiþi tarafýndan daha cazip gelir.Bunu en önemli
sebeblerinden biri anlaþýlmasý daha kolay olmasýdýr.Ýnsanlara eðlence
için istedikleri sunulmaktadýr ve ticari olarak bunun sonucunda büyük
gelirler elde edilmektedir.Bu arada gündem oluþturmayý birincil görev
haline getiren medya da bunu destekledi.Bu arada kesin olan bir baþka
þey, halkýn tüketme histerisini karþýlayacak kaynaðýnýn olmamasý büyük
bir sorundur.
.Müzik sektöründe bu durum eski geleneksel müziðimizin deðiþtirilerek farklý þekillerde tekrar tekrar piþirilerek önümüze yeni bir müzik tarzýymýþ gibi sunularak çözülmeye çalýþýlmýþtýr. Karadeniz halk müziðinde de yapýlan aynen budur.
HALK MÜZÝÐÝ VE DOLAYISIYLA KARADENÝZ HALK MÜZÝÐÝ NASIL POP OLDU?
Pop müziklerde halk müziklerde neticede halkýn müzikleridir.Ancak
aralarýnda ciddi farklar vardýr.Pop müzik, meta olarak tüketilen bir
popüler kültür ürünüyken, halk müzik, halkýn kendiliðinden ürettiði
folklor ürünleridir.
Aslýnda bu sebeblerden biri
seslerin zamanla kayýt edilebilmesi diyebiliriz.Görünüþte ses kayýt
edebilme ve manyetik bantlarýn ortaya çýkýþý halk müziðinin daha geniþ
kitlelere ulaþmasýný saðlamasý olarak düþünülse bile bu durum halk
müziðine ve dolayýsýyla karadeniz halk müziðine tam tersi bir etkite
bulunmuþtur.Seslerin kayýtla çoðaltýlabilmesinden itibaren halk
müzikleri büyük oranda ölmüþ, yerini pop müzikler almýþtýr. Halk
müzikleri kulaktan kulaða taþýnýrdý, bugün daðýtým aðýyla
taþýnýyor.Halk müziði üreten ve dinleyen aþamasýnda herkese ait olaný
anlatýr. Oysa popun bir sahibi vardýr ve tüketim aþamasýnda satýn alana
aittir.Bugün manyetik bantlarýn icat olmasý ve yaygýnlaþmasý nedeniyle
halk müziðinede sahip bulunmuþ ve pazarlanabilir olmuþtur.
Herþeye raðmen inatla yürüyen ve bozulmamýþ geleneksel müziklere Batý
haricindeki ülkelerde rastlamak mümkündür.Hindistan bu konuda çok güzel
bir örnektir.Bu sofistike müziðinde elbette kayýtlarý var, ancak
geleneklerine baðlý insanlar, þimdilik her türlü sektörden uzak
duruyor.Bu geleneklerin önde gelen isimleri Hint müziðinin dünyaca
ünlenmiþ Zakir Hüseyin, Ravi Þankar gibi isimlere çok soðul bakýyorlar.
Burada gerçektende Hindistanda yaþayan binlerce Ravi Þankar düzeyindeki
müzisyen olmasýna karþýn geleneklerine olan baðlýlýklarýndan dolayý
kabuklarýndan çýkmýyor.
Bir
baþka sebeb ; Müzik zevkten önce kültür meselesidir ve geliþmiþ bir
müzik kültürü için zamana ve paraya ihtiyaç vardýr.Ayakkabýsýnda ki
deliði düþünen bir insanýn yüksek kültür ürünü olan müzikle pekte
ilgilenmesine olanak yoktur.Bu insan, büyük bir olasýlýkla, tek
eðlencesi olan televizyon ve radyoda yada eþinden dostundan
duyduklarýný dinleyebilir.Tabiki medyada bunun en önemli sebeplerinden
biridir.Kitle iltiþim araçlarýnýn kendi yapay gündemlerini
oluþturmasýndan vazgeçmediði ve müziðin kendiliðinden geliþimine fýrsat
vermediði sürecede bu durum devam edecektir.
En önemli nedenlerden biride, Türkiye�de kültür yorumcullarýnýn Popüler
yazýlar yazamamasý, halkýn ulaþabileceði kanallarda kültürle ilgili
kapsamlý tek bir deðerlendirme yazýsýna ya da ( televizyon ya da radyo
için ) konuþmasýna bile
Ulaþmaya olanak yok.
Özetle kültür konularýnda Türkiye � de kitleleri tereddüte
sevkedecek, gördüklerinden, sunulandan � baþka� þeyler de olduðundan,
olabileceðinden haberdar edecek tek bir kanal bile yok. Türkiye � de
sanat hala elite ait görülüyor oysa sanat sokaða ve halka aittir.
KARADENÝZ HALK MÜZÝÐÝNÝN DEÐÝÞÝMÝ
Bugün halkýn sesi olan halk müziðimizin bazý kesimler tarafýndan niteliklerinde deðiþiklikler yapýlmaya çalýþýlmaktadýr. Bu da halkýn layýk olduðu kaliteyi önemli ölçüde düþürmektedir. Ülkemizin geleneksel müzik yönünden en zengin yörelerinden biri Karadeniz Halk Müziði�nde de ne yazýk ki bu deðiþiklikler yapýlmaktadýr. Ýcrada mükemmeliyetten uzak sözlerde ve estetikteki bozukluklar üstelik eðitsel hiçbir deðeri olmayan bu tarz halka kötü zevkler aþýlamaktadýr. Elbette ki halk müziðimizin ezgilerinden yararlanarak saðlam eserler yaratmak mümkündür (Enstrümantal topluluklar, folklorik operalar ve benzeri). Fakat halk ezgilerini alýp yozlaþtýrmaya çalýþmak ciddi bir sorundur.( Tanses, H 1997: 10,11,12 )
Karadeniz Müziði içerisinde birçok türler vardýr. Horon, karþýlama, atma,
sürmeli, seyran, fingil ve benzeri. Özellikle Doðu Karadeniz
Bölgesi�nde mani atma þeklinde yapýlan, belli bir konu üzerinde
irticalen söylenen maniler bir kemençe, kaval ve tulum eþliðinde çok
bildik melodilerle (o yörede çok bilinen) seslendirilir. Bunlar
seslendirilirken genellikle oyun ve eðlence ön planda olduðu gibi
birilerine söz söyleme, cevap verme, taþlama gibi amaçlarý vardýr. Bu
nedenlerden dolayý mani atma geleneði içerisindeki sözleri ve
melodileri ,yörenin icracýlarý çok kolay bir þekilde irticalen çalýp
söyleyebilmektedirler. Genellikle bunlarýn içerisinde çoþkulu melodi ve
sözler vardýr. Çoðunlukla eðlence ortamlarýnda yapýlan bu tarz
günümüzde pop alt yapýlarýyla, üzerine sadece bir kemençe sesi
kaydedilerek kolaylýkla yapýlabilmektedir. Alt yapýlara bakýldýðýnda,
hareketli danslarý içeren bu müzik formu üzerinde bir kemençe sesi veya
zurna, kaval gibi enstrumanlarla bu bildik melodilerin icrasý mani atma
geleneðindeki sözler güncelleþtirilerek karadeniz aðzýyla okunmaktadýr.
Bu yapýlan da aslýnda Karadeniz Pop�udur. Ne yazýk ki bu da türküleri
geliþtirmek deðil deðiþtirmektir.
Popüler karadeniz müziði geniþ kitlere belki hitap etmeyi baþarmýþtýr ,bunun sonucunun tek yararýda bu müzik türünden bi haber olanlara azda olsa karadeniz müziði ritminin farkýnda olmadan öðretmesi yatmakla beraber, icra geleneðinin ve söz söylemenin de bir dejenerasyonu söz konusudur. ( Kurt, Ý : 2003 )
Sanatýn gerçek sahibi kitlelerdir. Bütün insanlar yaratýcýdýr. Oysa günümüzde bu yaratýcýlýðý kitle iletiþim araçlarý öldürmektadir.
Eskiden her evde bir müzisyen varken bugün
çoðumuz pasif biraz izleyiciyiz.Elbetteki ürünü kitlelere beðendirmek
içinde sanatçýnýn kendini sýnýrlamaya yada zorla basit ürünler vermeye
de çalýþmamasý gerekir.
Halk dünyanýn hiç bir yerinde yüksek sanata alýþkýn olmamýþtýr. Ama yüksek sanat hep halk sayesinde varolabilmiþtir.Daha önce yapýlmýþ olan � halk türkülerini batý sazlarýyla yorumlama� ( 1960 ve 70 li yýllarda ) o dönemlerde bu yapýlan müziðe �Anadolu pop � denmesinden sonra sanýrým daha çok yakýn bir zamanda yaklaþýk 3-4 yýl kadar önce baþlayan Karadeniz halk müziðininde yapýlan deðiþimede karadeniz pop müzik terimini burada kullanmak yerinde olur. Türkiye�de bu tarz müziði en çok kullanan ve gündeme getiren kiþilerden biri Davut Güloðludur.Son yaptýðý çalýþma tarzýda karadeniz aðýz� ýný ve ritimlerini kullandýðý bestelenmiþ parçalardýr.
SONUÇ
Ne yazýk ki Karadeniz pop müziði toplumsal yapýnýn bugünkü sonucudur.Ne olduðu
belirsiz bu müzik türü özellikle gençlerde çürümeðe yol açmaktadýr.Geleneksel halk müziðinin sýnýrlarýný gevþeterek yozlaþtýrmakta, sanat tekniðine ve estetiðe zarar vermektedir.Dikkat edilirse, popüler müzikte yozlaþmanýn içinde bulunanlar genç nesillerdirki � yaþlarý 25 civarýndadýr � buda geleceðimizde önemli ölçüde yozlaþma demektir.(Kaygýsýz, M 2000: 389, 390)
Adsýz kahramanlarýn yarttýklarýný bu halka ve gelecek nesillere doðru olarak iletmemiz kutsal bir görevdir.Elbetteki türkülerimizi geliþtirmekte görevimizdir, ancak bazý sanatçýlar ki onlara sanatçý demeðede pek dilim varmýyor, geliþtirmekle deðiþtirmek arasýndaki farký henüz kavrayabilmiþ deðiller.( sönmez, K: 2002 )
Aþýk Veysel, o günlerden sanki bu günü görmüþ gibi türkülerimizin yozlaþtýrýlmasý hakkýnda þunlarý söylemiþ; � Daðlarda bir çiçek olur , onu alýr þehre getirirsin, güzel saksýlarda güzel topraklar içinde yetiþtirir geliþtirsin,belki daha güzel bir çiçek olur ama o eski kokusunu bulamayýz. � ( Alkan, E 2001 : s: 63 )
Aþýk Veysel bütün bu söylemek istediklerimizi tek bir cümleyle nede güzel özetlemiþtir.