MUHYÝ
Doðum yýlý billnmiyor ama Konyalý olduðu, 1611 yýlýnda sonradan geldiði
Ýstanbul-Üsküdar'da Þekuri Tekkesi'nin avlusuna gömüldüðü biliniyor.
Asýl adý, Bezcizade Muhyiddin Muhammed'dir. Önce "Halfeti Tarikatý"ndanmýþ,
Ýstanbul'a gelince Ýdris-i Muhtefi'ye baðlanmýþ. Fatih, Çarþamba'daki
zaviyeye þeyh olmuþ.
Muhyi'nin divaný yitmiþ. Kimi cönklerde, ozanýn aruzla ya da heceyle
yazýlan þiirlerine rastlanýyor. Muhyi'nin döneminde iyi bir ozan olduðu anlaþýlýyor.
ZAHÝD BÝZÝ TA'NEYLEME
Zahid bizi ta'neyleme
Hak ismin okur dilimiz
Sakýn efsane söyleme
Hazret'e varýr yolumuz
Sayýlmayýz parmað ile
Tükenmeyiz kýrmað ile
Taþramýzdan sormað ile
Kimse bilmez ahvalimiz
Erenler yolun güderiz
Çekilip Hakk'a gideriz
Gaza-yý ekber ederiz
Ýmam Ali'dir ulumuz
Erenlerin çoktur yolu
Cümlesine dedik beli
Gören bizi sanýr deli
Usludan yeðdir delimiz
Tevhid eden deli olmaz
Allah deyen mahrum kalmaz
Her seher açýlýr solmaz
Bahara erer gülümüz
Muhyi sana olan himmet
Aþýk isen cana minnet
Elif Allah Mim Muhammed
Kisvemizdir dalýmýz
:::::::::::
Abdülbaki Gölpýnarlý'ya göre, 3. dörtlükteki Ýmam Ali, Ýdris-i Muhtefi
diye tanýnan Hacý Bey'dir. Son dörtlükteki, elif, mim, dal harfleri Arap
alfabesinde Adem adýný meydana getirirler.