logo


  KUL MEHMET

  Yaşamı açıklığa kavuşmamış, dahası biraz da karışık görünümdeki halk
ozanlarımızdan biri de Kul Mehmet'tir. Kul Mehmet adı da, hemen
bütün halk ozanlarında olduğu gibi, bir "takma ad"dır.

  Kul Mehmet, 16. yüzyılda yaşamış Osmanlı Devlet adamlarından Üveys
Paşa'nın oğlu Aydın vergi toplama memuru Mehmet Paşa'nın "takma
ad"ıdır.

  Mehmet Paşa, daha sonra Celali ayaklanmalarının bastırılmasıyla
görevlendirilmiş vezirliğe (paşalığa) yükseltilmiştir. Ancak birtakım
belgelerde, ayaklanmanın bastırılması görevinin Mehmet Paşa'nın kethüdasına
verilmesinden, bu göreve atandıgı yılda, yani 1605'te ölmüş olabileceği sonucu
çıkarılıyor. Gizemciliğin çok yaygın olduğu yüzyıllarda, gizemcilik etkisiyle
birçok gizemci halk ozanının "Kul" kimliğini kullandığı ortaya çıkmaktadır. Bu
bakımdan 17. yüzyılda yaşadığı ileri sürülen bir "Kul Mehmet" adlı halk ozanının
da varlığı ileri sürülerek, elde bulunan "Kul Mehmet"li şiirlerin tümünün
Mehmet Paşa'nın mı, yoksa 17. yüzyılda yaşayan Kul Mehmet'in mi olduğu
kesinlikle bilinmiyor. Ayrılması olanakları da bulunamıyor. Bu yüzden olacak
ki, uzmanlar "Kul Mehmet" adlı şiirlerin tümünü, bu takma adı  kullanan Mehmet
Paşa'nın sayma eğilimi, uygulaması içindedirler.

  Ancak, "Be yarenler yine evvel bahardır/Bülbül intizarlık kılar
durmayıp" dizeleriyle başlayan şiirin, kesinlikle "Kul Mehmet" takma adını
kullanan  Mehmet Paşa'nın olduğu biliniyor.

  BE YARENLER YİNE EVVEL BAHARDIR




  Be yarenler yine evvel bahardır

  Bülbül intizarlık kılar durmayıp

  Kuşlar ahenk edip çığrışıp öter

  Kalbin kasavetin siler durmayıp




  Kadir Mevlam kudretini bildirir

  Daim ağlar kullarını güldürür

  Menekşeler külahını kaldırır

  Yeşil çemenlerde yeler durmayıp




  Her ağaçlar sücü dolmuş içilmiş

  Yeryüzüne ab-ı hayat saçılmış

  Gök sümbül kırmızı lale açılmış

  Güller ağzın açmış güler durmayıp




  Misal-i Ravzadır Cennet-i Rıdvan

  Firdevs bahçesine benzemiş cihan

  Kırmızı hulleler giymiş erguvan

  Selvi dalı başın sallar durmayıp




  Bizim illerimiz aydın illeri

  Çifte çifte bülbüllüdür dalları

  Kul Mehemmed eydür seher yelleri

  Yarin siyah zülfün böler durmayıp

        :::::::::::::::::

  YAVRUM KUZUM SENİ ALDIRDIM ELDEN



 
  Yavrum kuzum seni aldırdım elden

  Kuzum kuzum der de meler bir koyun

  Usandım da bezdim bu tatlı candan

  Kuzum kuzum der de meler bir koyun





  Yine çiçeklendi dağların başı

  Koyun ben n'ideyim Mevla'nın işi

  Daim durmaz akar gözümün yaşı

  Kuzum kuzum der de meler bir koyun




  Koyun senin derdin çoktur n'ideyim

  Yanına da başka kuzu katayım

  Varıp seni koyaklarda güdeyim

  Kuzum kuzum der de meler bir koyun
 



  Kuzum senin budur alnında yazı

  Hiç elin kuzusu olur mu kuzu

  Yüreğimde vardır bir ince sızı

  Kuzum kuzum der de meler bir koyun




  Seni güden çoban gayrı gütmesin

  Yaydığı yerlerde otlar bitmesin

  Kuzunu yiyenler onup yetmesin

  Kuzum kuzum der de meler bir koyun




  Bugün koyun tuz başına gelmedi

  Elin kuzusu da kuzu olmadı

  Arayıp da kuzusunu bulmadı

  Kuzum kuzum der de meler bir koyun




  N'olaydı sen koyun olmaya idin

  Elin kuzuların görmeye idin

  Ölüp de şu yere gelmeye idin

  Kuzum kuzum der de meler bir koyun




  Kul Mehemmet bunu böyle söyledi

  Söyledi de yaşın yaşın ağladı

  Koyun yolum sana nerden uğradı

  Kuzum kuzum der de meler bir koyun

        :::::::::::::::::

  BUNCA DEMDİR HASRETLİĞİN ÇEKERİM




  Bunca demdir hasretliğin çekerim

  Gel sevdiğim geld(i) ayrılık günleri

  Gözlerimden kanlı yaşlar dökerim

  Gel sevdiğim geld'ayrılık günleri




  Neler gelir koç yiğidin serine

  Gece gündüz yanar aşkın narına

  Gün bugündür Hak kefildir yarına

  Bil sevdiğim geld'ayrılık günleri




  Kapında bulunur bay ile geda

  Can ile ser gayrı yoluna feda

  Şimden sonra sana gayrı elveda

  Kal sevdiğim geld'ayrılık günleri




  Bülbülünüm feryadım var zarım var

  İnci cevher madenidir şarım var

  Lale sümbül al çiçekli yarim var

  Gül sevdiğim geld'ayrılık günleri




  Deli gönül karlı dağları aştı

  Hicr oduyla dertli sinemiz pişti

  Kul Mehemmet yine gurbete düştü

  Yol sevdiğim geld'ayrılık günleri

        ::::::::::::::::::

  HER DEM YÜZÜME GÜL GİBİ




  Her dem yüzüme gül gibi

  Gülen dilberin kuluyum

  Ben ağladıkça yaşımı

  Silen dilberin kuluyum





  Naz ile salan başını

  Oynadıp gözü kaşını

  Rahmedip ben yoldaşını

  Anan dilberin kuluyum




  Mağrur tutmayup kendini

  Alçak tutuben gönlünü

  Arayıp derdimendünü

  Bulan dilberin kuluyum




  Soyunup giren koynuma

  Rahimsiz gelmez aynıma

  Siyah zülfünü boynuma

  Salan dilberin kuluyum




  Kul Mehemmet eydür ferman

  Hastasına eder derman

  Benimle her gece mihman

  Olan dilberin kuluyum

      ::::::::::::

  BEHEY ELA GÖZLÜ CANIM




  Behey ela gözlü canım

  Kul olmaya geldim sana

  Gönül tahtında sultanım

  Kul olmaya geldim sana




  Ne yerdeyiz ne gökteyiz

  Dünü günü firkatteyiz

  Elim vermez hasretteyiz

  Kul olmaya geldim sana




  Evlerinin önü yoldur

  Kerem kıl aşıkın güldür

  Gerek ağlat gerek öldür

  Kul olmaya geldim sana




  Koynunda turuncu gizli

  Tatlı dilli şirin sözlü

  Şahin gibi kara gözlü

  Kul olmaya geldim sana




  Kerem eyle benden kaçma

  Sakın yadlar ile yatma

  Gamzen okun bana atma

  Kul olmaya geldim sana




  Mehemmet eydür kulunum

  Başı açık bir delinim

  Ta ezelden muhibbinim

  Kul olmaya geldim sana